Minimalleşmek…

Minimalleşmek…

Selamlar birbirinden tatlı Bursa Mom anneleri ,
Nedir bu minimalleşmek?
Evlenene kadar her şey yolunda tabii. Kocaman bir oda senin kıyafetlerinle hınca hınç dolmuş taşıyor. Arkanı dönüyorsun makyaj malzemelerin , sağına bakıyorsun kotların soluna bakıyorsun kazakların.. Ohhh dünyalar senin sanki.
Sonra hooop bir bakıyorsun hayatına biri girmiş adımlar tek tek atılmış o dolaptaki her şey yeni gelin evine taşınacak mecbur , orada bir duruyorsun değil mi? Akıllarda tek bir soru ; Şimdi ben bu kadar eşyayı bu odaya nasıl sığdıracağım? İlk evre minimallik burada başlıyor. Türklerin değişik bir huyu var , eşyalara duygusal bağlanıyoruz. Manevi değer katıyoruz. Gözden çıkarması da zor oluyor haliyle.
Ben ki tekrar moda olur diye her şeyi saklayan bir birey olarak , son bir senedir gözümü bile kırpmadan ( tamam 1 kere kırpıyor olabilirim ) artık ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorum ve inanın zamanla bu duygu daha tatmin edici olmaya başlıyor. Sadeleşmekten korkmayın , az eşya çok mutluluk ilkesini benimseyin. Dünya tamamen bu yöne doğru gidiyor artık. %90 tüketim , %10 üretim toplumu haline gelmiş durumdayız. Çok acı…
Evet evlenirken bir posta temizlik yapıldı. Peki çocuktan sonra zar zor sığdığınız evde artık iki kişi değilsiniz , ne yapacaksınız ? Geldik ikinci evre sadeleşmeye. Lütfen çocuk için de aynı ilkeleri benimseyin. Evet bir heves gördüğümüz her şeyi çocuklarımız eksik kalmasın diye almayı çok seviyoruz fakat her gün büyüyen bu canlıyı günümüzün ekonomik şartlarında ne kadar tüketime yönlendirmeliyiz ?
Minimalizm zor ama çok hafifletici . Bunları neden anlatıyorum ? Bunu bir yaşam felsefesi haline getirebilen toplumlar hayatın her alanında var olmaya başladı çünkü. Benim işim stil ve moda ve minimalizm artık sanatın her alanında ciddi bir rol oynamakta. Hiçbir şeyin fazlasına ihtiyacınız yok..

Belde Ergüzel

Bu Yazıyı Paylaş