Mayıs ve Karnavalın Ardından …

Mayıs ve Karnavalın Ardından …

İlkbaharın nirvanaya ulaştığı, yazı ılık ılık önümüze sermeye başlayan, enerjimizi yükselten, çiçek gibi mayıs ayından selamlar.

Mayısı güzellemeye doyamıyorum çünkü mayısta güzel şeyler oluyor. Yani hiçbir şey olmasa bile ille bir şeyler olmuştur, demiyorum haybeden. Emekçi Bayramı ile başlar mayısın ilk günü, 5 Mayıs gecesi Orta Asya kültüründen kalan Hıdrellez ritüelleri yapılır. Bu gece kışın bittiğini, mevsimin yaza döneceğini, havanın ısınacağını, dileklerin kabul olacağını ve bereket getireceğini söyler.

Türkçe’nin resmi dil kabul edildiği 13 Mayıs Türk Dil Bayramı’mız. Doğru kullanmaya, hala öğrenmeye ve önümüze gelene kurallarını hatırlatmaya çalışan bir grup insandan olarak bu bayram benim için değerli.

Mustafa Kemal’in bağımsızlık yolculuğuna çıktığı ay mayıs ayı ve çıktığı yolu vazgeçmeden yürüdüğü için bizim gençlik bayramımız oldu 19 Mayıs. Yüzüncü yılı şerefine burada anmaktan onur duyuyorum.

Bir mayıs gününde Fatih İstanbul’u fethetti ve yüzyıllar sonra bir mayıs gününde aynı İstanbul’un yeşilini korumak, parkına sahip çıkmak için insanlar dalga dalga büyüyen bir halkada birbirine kenetlenmeye başladı. Mayıs ayı çok tarihler yazdı.

***

Kişisel tarihimde ise belki de bu tarihin başladığı, doğduğum ay olduğundan bir sempati besliyor olabilirim. Tüm sevdiklerim tarafından aranmak demek mayıs. Buna şimdi anneler günü de eklendi.

Öğrenciyken de sınavların, derslerin bitişi, kısa çoraplara geçişimiz, ceketlerden kurtulmak demekti.

Ankara’da mayıs şenlik ayıydı. Beytepe’de öğrenci evimin camından bakıp canlı canlı Şebnem Ferah, Hayko Cepkin, Duman dinlediğimiz zamandı, gel de sevme. Tüm üniversitelerin mayıs takvimi dolu ve kampüsleri tıklım tıklım tıklım olurdu.

Bursa’da o yıllarda Uludağ Üniversitesi şenlikleri olurdu ancak yeni yönetim maalesef izin vermediği için 2015’ten beri gerçekleşmiyor. Festival kültürü Bursa’da yeni yeni yeşermeye başlıyor, şehrin büyüyerek batıya kaymasıyla, yeni mekanların açılmasıyla, özellikle Nilüfer Belediyesi’nin desteğiyle bazı adımlar atıldı. Müzik Festivali, Caz Tatili güzel örnekler. Ama çok yolumuz var.

***

Bursa’da canlı müzik konusunda böyle adımlar atılırken, diğer kulvarlarda da -mesela ebeveyn-çocuk- gelişmeler oldu. Bunun en yeni, en güzel ve en somut örneği de 11-13 Mayıs arasında Podyumpark’ta gerçekleşen Mutluluk Karnavalı. Çok uzak değil, ilki geçtiğimiz şubat ayında gerçekleşen karnavalın ikincisi, böyle kısa süreye rağmen alkışlanacak bir başarıya ulaştı. Çoğunluğunu okulların oluşturduğu 100’e yakın stant vardı, katılım sayısını bilmiyorum ancak benim bulunduğum sürelerde o alanda yürümek, Kapalıçarşı’da yürümek gibiydi. Yoğunluğu siz hesap edin. Etkinlik masalarına oturmak için sıraya girmek gerekiyordu. Balonlarla, yüzü boyalı miniklerle, dondurma sırasıyla, ağlayan, kaybolup annesini arayan çocuklarla, parklardaki curcunayla, pamuk helvayla, animasyon ekibiyle, sahnedeki anonslarıyla karnaval gibi karnavaldı. Doğma büyüme Bursalı olarak da adım başı eski bir tanıdığımla, komşumla, okul arkadaşımla karşılaşmam da benim için karnavalı daha keyifli kıldı açıkçası.

Kongreci olarak işin mutfağını biliyorum, bu tip organizasyonların hazırlığı aylar alır ve ekip işidir. Sonunu düşünen kahraman olamaz sözünü pek bir yakıştırdığım canım arkadaşım Müge bu işi kısa zamanda bitirdi. Onca firmayla görüşüp anlaşmaya varmak, yerleşim planı yapmak, yer seçtirmek, sahne ekibini, tekniği, fotoğrafçıyı, basını organize etmek ayrı ayrı emek ister. Uykusuz anne olmak her zaman kötü değil, ortaya böyle işler çıkabiliyor.

Böyle güzel bir ayda böyle güzel bir etkinlik düzenlediği için ben Bursamom’a hepimiz adına teşekkür ederim. Üç gün boyunca vakit geçirilecek bir etkinlik olarak değil, Bursa’ya da devamı gelecek bir değer kattığı için.

Her şey çok güzel olmuş. Ve devamında yine her şey çok güzel olacak. Çünkü mayıs:)

Eline sağlık!

Şeyma Tepecik

Bu Yazıyı Paylaş