Diş Çürüğünün Oluşumu …

Diş Çürüğünün Oluşumu …

Yemek sonrası dişlerin üzerinde kalan gıda artıkları bir plak oluşturur.
Plak içindeki bakteriler tarafından bu gıda artıklarının parçalanması sonucu
asit özelliği yüksek olan bir ortam oluşur.
Normalde oldukça dayanıklı bir yapı olan diş minesi asit nedeniyle
zamanla yumuşayarak yapısında bozulmalar oluşur.
Böylelikle diş çürüğü başlamış olur.
Süt dişleri yapı olarak daimi dişlere kıyasla çürüğe daha duyarlıdır.
Bu nedenle süt dişlerinde çürük çok daha hızlı ilerler.

*****

Çürük oluşumu birçok etkene bağlıdır
bununla birlikte en önemlileri; bakteriler, diyet(beslenme şekli,içeriği ve sıklığı)
ve gıda artıklarının beslenme sonrası dişler üzerinde kalma süresidir.
Yemek yedikten hemen sonra diş yüzeylerinde kalan gıda artıkları
bir diş plağı(dental plak) oluşturur.
Ancak çürük oluşumu hemen başlamaz.
Diş plağı içerisinde bulunan çürük yapıcı bakteriler çoğalarak
belli bir sayıya ulaşınca çürük oluşumu başlar.
Çürüğü engellemek için dişlerin çürüğe direnci artırılmalı
ve dişler düzenli ve etkili bir şekilde fırçalanarak
gıda artıklarının çürük oluşumunu başlatacak kadar uzun süre ağızda kalmasına izin verilmemelidir.

*****

Çocuklarda dişlerin çürüğe dayanıklı hale getirilmesi,
profesyonel flor uygulamalarıyla ve azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerinin,
gıda artıklarının tutunmasını zorlaştıracak şekilde örtülmesiyle kolayca sağlanabilir.
Bu işlemler stres oluşturmayan ağrısız işlemler oldukları için
hem korkulu ve kaygılı çocuklarda
hem de diş hekimi ile yeni tanışacak olan çocuklarda rahatlıkla uygulanabilir.
Her yaşta yapılabilir ve oldukça etkilidir.

*****

İlk süt dişlerinin ağızda çıkmaya(diş sürmesi) başladığı dönemde
emzirme veya beslenme sonrası ıslak bir gazlı bez yardımıyla dişlerin hafifçe silinmesi etkili bir yöntemdir.
İlerleyen dönemlerde özellikle biberon ile beslenen çocuklarda
çocuğun biberonu bırakmaması için içeriğine şeker ilavesi çürük oluşumunu tetiklemektedir.

*****

Diş çürükleri bakteri içeren oluşumlar olduğu için bulaşıcı olarak değerlendirilir.
Bu bulaşıcılık en çok anneden çocuğa geçme şeklinde
(babaya kıyasla %90 daha fazla) gerçekleşir.
Bakteri geçişi, öpme yoluyla doğrudan olabileceği gibi,
çocuğun parmağı, emzik, oyuncak, kaşık, veya herhangi bir yiyeceğin önce ebeveynin ağzına sonra çocuğun ağzına temasıyla dolaylı olarak da gerçekleşebilir.
19. ve 33. aylar arasında anne baba veya bakıcıdan çocuğa
çürük yapıcı bakterilerin geçişi en üst düzeydedir.
Bir takım önlemler alınarak bu geçişin yavaşlatılması hatta tamamen önlenmesi mümkündür.
Çocukların diş çıkarma sürecinde, başta anne olmak üzere anne-baba ve bakıcılarının  ağız bakımlarına dikkat etmesi, çocuğa bakteri geçişini azaltacaktır.

Bununla birlikte, kreşe veya okula başlama süreçlerinde
yaşıtlarıyla bakteri paylaşımı söz konusudur.
Diğer mikrobiyal hastalıklarda olduğu gibi
çürük aktivitesinde de bu dönemlerde artışlar olabilir.
Buna karşı da koruyucu önlemler alınmalıdır.

Erken Çocukluk Çürükleri (EÇÇ) (Biberon Çürükleri, Beslenme Çürükleri… )

3 Yaş altındaki çocuklarda görülen her türlü çürük bulgusu veya 3-6 yaş arası çocuklarda çocuğun yaşından daha fazla çürüğünün olması şiddetli EÇÇ olarak değerlendirilir.
Mutlaka en kısa sürede müdahale edilmelidir.
Bu tarz çürükler kısa sürede birçok dişi etkiler ve
etken ortadan kaldırılıp çürük tedavi edilmedikçe ilerlemeye devam eder.
Çocuğun ,genel sağlığı, okul hayatı ve sosyal hayatı başta olmak üzere,
yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler.

Bebek – Çocuk ağız sağlığının özellikleri

Bebek ve çocuklarda ağız ve diş salığı yetişkinlere kıyasla birtakım farklı özellikler gösterir.
Bu nedenle ilk süt dişi çıktıktan sonra 6-8.aylarda  veya en geç 1 yaşında başlayarak
çocuk diş hekiminin belirlediği risk grubuna göre en az 6 ayda bir rutin diş hekimi kontrollerinin yapılması iyi bir ağız ve diş sağlığı gelişimi açısından oldukça önemlidir.

Neden rutin kontrol?

-Diş sinirlerinin olduğu pulpa, iki kat sert tabaka (mine ve dentin) tarafından korunmaktadır. Çürüğün neden olduğu yıkım belli bir aşamaya kadar ağrı yapmadan ilerler.
Bu yüzden dişlerde çürük başlamış olsa bile ağrı oluşmadığı için
çocuk ve ebeveyn çürüğün olmadığını zannedebilir.
-Çocuk her bulduğunu ağzına soktuğu için ağız içinde bakteri dengesi çok çabuk değişebilir.
– Çocuklar yetişkinlere oranla daha fazla öğün gıda alırlar.
-Özellikle ilk dişlenme döneminde dişlerden gıda artıklarını ebeveynin etkin bir şekilde tamamen uzaklaştırması mümkün olmayabilir.
-Oluşan bir çürük sağlıklı dişlerde çürük gelişme riskini de arttırır.
-Çocuk hastalar ile sağlıklı bir iletişim ancak 4-5 yaşlarından sonra kurulabilir ve bu yaştan önce oluşabilecek çürüklerin tedavilerini daha zor olacaktır.
-Koruyucu uygulamalar kolay işlemler olduğu için  başlangıç aşamalarına kıyasla ilerlemiş diş problemlerine müdahale etmek daha zor olacaktır.

-Çocukta tükürük içeriğini ve yapısını veya dişlerin mineral yapısını etkileyebilecek  olası bir sistemik rahatsızlığın henüz teşhis edilememiş olabilir.
-İlk diş hekimi deneyimini sadece muayene ve koruyucu uygulama olarak yaşayan bir hasta ile ilk randevusunda lokal anestezi altında dolgu veya çekim yapılan bir hastanın ileriye dönük uyumları aynı olmayacaktır.
-Çürük dışındaki diğer diş ve çene problemlerinin erken teşhisi ve tedavisi de rutin kontrolleri yapılan hastalarda çok daha kolay olacaktır.
Her çocuğun diş ve çevre dokularla ilgili(dental) gereksinimleri farklıdır ve ergenliğe kadar sürekli bir değişim halindedir. Her dönem kendi şartları içinde değerlendirilmeli ve dental ihtiyaçlar uzman bir hekim tarafından belirlenerek aile ile iletişim halinde süreç yönetilmelidir.

*****

Not: Yazıda yer alan ifadeler bilimsel kaynaklarda genellikle doğru kabul edilen ifadelerdir. Çürük süreci ve dental yapılar her bireyde farklı özellikler gösterebilir. Yazarlar dental programların mutlaka diş hekimi veya uzman diş hekimi kontrol ve onayı ile yapılmasını önermektedir. Saygı ve sevgilerimle…

Dr.Dt.Tevfik Demirci

Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı

Milim Dental Hospital

Bu Yazıyı Paylaş