Bebek ve Yüzme …

Bebek ve Yüzme …

Merhaba Bursa Mom Ailesi,
Cup Cup Yüzme Okulu kurucusu ve yüzme antrenörü Pervin Ünsün Anbarcılar olarak, sizlerle tanıştığıma çok memnun oldum.
1982, Bursa doğumluyum, evli ve 2-iki çocuk sahibiyim. 1989 yılında lisanslı olarak başladığım yüzme sporunun beni buralara kadar getireceğini hiç tahmin etmezdim. Ama şuna inanıyorum ki, insan gerçekten zevk aldığı ve hiç sıkılmadığı işi yapmalı… Tabii ki bunu meslek edinirken de mutlaka eğitimlerini almış ve kendini geliştirmiş olmalı.
1989 yılında yaz okullarına yazılmamla başladı suyla olan aşkım.
TYF (Türkiye Yüzme Federasyonu) tarafından 2001 yılında İzmir’de (Ege Üniversitesi) düzenlenen I. Kademe Yardımcı Yüzme Antrenörlüğü, 2012’de Ankara’da (Hacettepe Üniversitesi) düzenlenen II. Kademe Yüzme Antrenörlüğü belgeleriyle, 17 yıllık deneyime sahibim. Yaz okulları, yaş grupları, profesyonel sporcular ve yetişkin yüzme kurslarında görev yaptım. 2014 yılında da İngiltere Yüzme Eğitmenler Birliği olan STA (Swimming Teachers Association) tarafından verilen Okul Öncesi ve Bebek Yüzme Eğitmenliği II.Seviye (Teaching Baby and Pre-School 2nd Level) belgesini aldım.
Aktif spor yaşamıma ‘Masterlar’ kategorisinde devam etmekte ve açık su (open water) yarışlarında yüzmekteyim. Aynı zamanda Osmangazi Belediye Spor Kulübü Açık Su branşında fahri yüzme antrenörlüğü yapmakta, sporcuları maraton ve açık su yarışlarına hazırlamaktayım.
“Yüzme sporu, metrik ve kronometrik bir spordur.”

Bebek ve Yüzme
Yüzme sporu bütün spor dallarının temelini oluşturan bir branştır.
Yüzme; çocukların fiziksel, mental ve ruhsal gelişimini destekleyen, kas-iskelet sistemini güçlendiren, akciğer kapasitesini artıran, kalp ve dolaşım sistemini harekete geçiren bir spor dalıdır. Aynı zamanda çocukların öz güvenlerinin artmasına ve denge koordinasyonlarının gelişmesine de destek olur.
Günümüzde ailelerin daha da bilinçlenmesi ve yüzme havuzlarının artmasıyla, eskiden 5-6 yaş olan yüzme sporuna başlangıç yaşı, şimdilerde bebek yüzme ve su güvenliği eğitimleriyle 3 aya kadar indi.
Peki neden bu kadar erken dönemde yüzmeye başlanmalı?
Dünyaya gelmeden önce anne karnında 40 hafta boyunca kendi mütevazı havuzunda huzurla büyüyen bebeklere verebileceğiniz tek ve en güzel spor, bebek ve ebeveyn arasındaki sevgi ve güven bağlarını kuvvetlendiren muhteşem bir deneyim, hayat kurtaracak bir beceri…
Bebekler ve çocuklar suya ne kadar erken alışırlarsa o kadar iyi olur.
Bebek kendini dış faktörlerden koruyabilmesi ve hayatta kalabilmesini sağlayan, birtakım reflekslerle doğar. Bu refleksler zaman içinde bilinçli hale gelir ya da kaybolur. Bebek yüzme ve su güvenliği eğitiminde, bunlardan biri olan dalış refleksi, kelime bağdaştırma yöntemi kullanılarak, bebek ve çocukların su altında nefeslerini bilinçli olarak tutmalarının öğretilmesi hedefleniyor. Araştırmalar, bu reflekslerin altıncı aydan itibaren yavaş yavaş kaybolduğunu söylüyor. İşte bu yüzdendir ki yüzmenin en önemli ve en zor yanı olan nefes kontrolünü öğrenmeyi, zaten var olan reflekslerimizi unutmadan çözmeliyiz.
Bebekler dalış yaptırıldıklarında, ağızları ve gözleri açık bir biçimde su altında ilerlerler. Bebek suyun altına daldırıldığında, gırtlak kapağı kapanarak suyun yutulmasını engeller. Müthiş değil mi?
Bebeklerimizin doğuştan suya aşina olduklarını, fakat suyun güzel ve eğlenceli olmasının yanında bir o kadar da tehlikeli olduğunu onlara öğretmeli ve su güvenliği konusunda onları eğitmeliyiz. Suya düştükleri anda neler yapmaları gerektiğini, yetişkin gözetimi olmadan suya yaklaşmalarının doğru olmadığını, komutlara ve kurallara uymaları gerektiğini onlara öğretmeliyiz.
Bu eğitimlerde neler öğretiliyor? Faydaları neler?
Bebek yüzme ve su güvenliği eğitimleri, ebeveyn katılımıyla gerçekleşir. Anne ya da babanın bebeğiyle anlamlı ve bir amaca yönelik kaliteli zaman geçirmesi, bebeğin gelecekte bir birey olarak sahip olacağı duygusal kişiliğin ve özgüvenin temellerini oluşturması açısından önemlidir. Aynı zamanda ebeveyn de günü stresini suyun rahatlatan etkisiyle unutmuş ve rahatlamış olur.
Yüzme antrenörü ya da eğitmeninin talimatları doğrultusunda ders işlenir. Uygulanan her hareket ve aktivitenin bebeklere olan faydası ve hangi hareketin ne amaç için yapıldığı antrenör/eğitmen tarafından ebeveyne açık bir biçimde anlatılır.
Dalma refleksi, kelime bağdaştırma yöntemiyle bilinçli hale gelir. Her dalışta tekrarlanan komutlar sayesinde, bebek ne zaman dalış yapacağını bilir duruma gelir.
Bu güzel sporun faydalarına gelecek olursak, saymak biraz zor olacak ama;
• Yüzme sporu, bebek ve çocuklarda kas-iskelet yapısının gelişmesine yardımcı olan bir spor branşıdır. Su içinde yapılan hareketlerle kaslar suyun direncine karşı koyarak kuvvetlenir. Suda hareket ederken bebekler başını kaldırır, sağa sola ve öne arkaya hareket ettirerek, boyun kaslarını kuvvetlendirirler. Ayak, bacak ve kollarını su içinde aktif bir şekilde kullanarak, su dışında çalıştıramadıkları kas gruplarını da çalıştırmış olurlar.
• Eğitim sırasında oynanan oyunlar, bebeklerde neden-sonuç ilişkisini ve problem çözme yeteneklerini geliştirir. Mesela; renkli topları yakalamak, bebekler için harika bir oyundur. Bebek bu toplara ulaşabilmek için hareket etmeli ve ayaklarını vurmalıdır. Böylelikle bebek, oyunla ilk problemini çözmüştür.
• Yüzme sporunda koordinasyon ve denge önemlidir. Kol, bacak ve nefesi aynı anda ve koordineli bir biçimde kullanma becerisi, küçük yaşlarda daha rahat ve kolay öğrenilir.
• Nefesi kontrollü bir biçimde kullanmak ve doğru nefes alışları sayesinde, akciğer kapasitesi artış gösterir.
• Su içinde suyun direncine karşı koyularak yapılan tüm hareketler sayesinde, kalp ve dolaşım sistemi harekete geçer ve düzenli çalışır.
• Suyun rahatlatan etkisiyle bebekler, kendilerini suya salarlar. Bu da onların sinir sitemlerinin rahatlamasına ve mutlu olmalarına sebep olur.
• Grup halinde işlenen dersler sayesinde yaşıtlarıyla bir arada olmaları ve sosyalleşmeleri sağlanır.
• Yüzme eğitimi boyunca sürekli hareket halinde olan bebek acıkır, yorulur ve sudan çıktıktan sonra tüm kasları rahatladığı için gaz problemleri de en aza inmiş olur.
Üç yanı denizlerle çevrili olan bu güzel ülkemizde, yüzme sporu günden güne ilgi görüyor ve gelişiyor. Yüzmeyi her insanın öğrenmesi gerektiği düşüncesindeyim. Fakat çocuklarımızın da birer birey olduğunu ve onlara sadece yön gösterici olarak bulunduğumuzu unutmayalım. Sporun her branşını öğretelim ama seçimi onlara bırakalım. İnanın zorla gidilen her antrenman, minikler için eziyetten başka bir şey değildir.
Teşekkürler,

Pervin Üssün Anbarcılar

Bu Yazıyı Paylaş